Home / 9ada1deniz / Adalar’da bir “orman toplantısı”nın ardından…
5-2

Adalar’da bir “orman toplantısı”nın ardından…

(dokuzadabirdeniz.com) Adalar Orman İşletme Şefliği 12 Ekim 2017 günü Büyükada İlçe Kütüphanesi’nde  Adalar ormanlarıyla ilgili bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıya OGM  Silvikültür Şube Müdürü Selahattin Eruş, Kanlıca Orman İşletme Müdürü Erhan Çetinkaya, Adalar Orman İşletme Şefi Seval Aktaş ve Adalar halkından çeşitli ilgililer katıldı.

Adalar ormanlarında dikilecek türler ve gençleştirme teknikleri gibi konların ele alındığı toplantıda konuşan Silvikültür Şube Müdürü Selahattin Eruş Ormanların bakımı ile ilgili seyreltme çalışmaları, kaliteye yönelik budama ve fıstık çamlarında meyve verimine yönelik budama işlemlerinin devam etmesi, kızılçamların hastalık, böcek gibi orman zararlarıyla mücadele konuları ile bozuk orman alanlarında mevcut bulunan yabani zeytin ağaçları aşılanması gibi konulardaki görüşlerini açıkladı. Toplantıya katılan arkadaşlarımızın toplantı notları ve notlar üzerine Adalar Savunması Ekolojik Envanter mail grubu’nda yapılan yorumları aşağıda sunuyoruz…

12 Ekim 2017 Büyükada Halk Kütüphanesi Orman Toplantısı Notları

1) Kanlıca Orman Kurma Şube Müdürü ormanlar hakkında genel bilgi vererek
şunları söyledi:

– Bozuk ormanlarda rehabilitasyonun aynı türlerle düzenlenerek yapılabilir, aynı tür olmazsa olmaz, aslolanın yerli türü muhafaza etmektir, ağaçlar doğal yaşama alanı dışına dikildiklerinde bir süre yaşadıktan sonra birdenbire çöker, örneğin sedir ağacının yaşama alanları dışında 30-40 yıl ma doğal ortamında 150-200 yıl yaşar.

– Ada ormanlarının sağlıklı olması için kesim yapılması gerek.
 – Ada için fıstık çamlarını uygun görüyorum. Burada iyi yetişir.
2) Adaların eski Orman Şefi: 1994-97 arası görev yaptım. 10 yıllık plan yapıldı. Planlarımızda bu ağaçların yaşlı olduğu, gençleştirmeye alınması var. Burası koruma ormanıdır, satma hesabı yoktur.10
3) Ömer Süvari: Neden Adaların doğal türü olan kızıl çam yerine fıstık  çamı öngörüyorsunuz, fıstık çamı ekilen alanlardaki akdeniz bitki örtüsünün
çöktüğü görülüyor?
4) Kanlıca Orman Kurma Şube Müdürü: Küresel isinma nedeniyle kuzey yarımküredeki iklim kuşakları kuzeye doğru kayıyor. Bu nedenle İstanbul için yangına daha dayanıklı yapraklı ağaçları düşünüyorum. Fıstık çamı da yangına daha dayaniklidir. Kızılçam 60 yaşında gençleştiriliyor. 6 periyotta bu orman tekrar tohumdan gelmeye başlar. Şu anda Ada ormanlarındaki ağaçların tepe çatıları yataylaşmış, tepe çatısı çökmüş. Bunun anlamı; bu ağaçlar içerden çökmeye başlamış demektir.
Ormanlardaki çürük ağaçların tamamının kaldırılmasına karşıyım. Kese böceği  gibi zararlı böcekleri yırtıcılar yer. Yırtıcılar ise genelde ölü ağaçların altında yaşar. Ölü ağaçların içinde milyonlarca ekolojik niş bulunur.
Zararlı böceklerin çoğalmasının nedeni ekolojik dengenin bozulmasıyla yaz aylarının ve de bunların üreme mevsiminin uzamasıdır.Ziraatçileri yadırgıyorum. Onlara ilaç satma yetkisi verdiler, bu yüzden sadece ilaca yöneliyorlar. Ben fareye bile ilaç kulanmam.5) Bir dinleyici: Büyükada’da 20 noktada mangal malzemesi satılıyor. Sırf 2017 yazında 45 yangın tehlikesi yaşadık.Kanlıca Orman Kurma Şube Müdürü: Şahsi fikrim ormana ateşli birşeyin girmemesi gerektiğidir.

3-2
6) Kınalıada muhtarı: Ada ormanlarının yaşını doldurduğunu, yeni bir orman kurulması gerektiğini çok iyi açıkladınız. Yeni projenizi de açıklar mısınız?
Kanlıca Orman Kurma Şube Müdürü: Yavaş yavaş fıstık çamı dikeceğiz. Menengiçleri, yabani zeytinleri aşılayacağız. Ne kadar çeşitlilik sağlarsak o kadar iyi. Amenajman planı 600 hektarlık Ada ormanlarında yıllık 18 hektar yenileme vermiş. Bir santimin dahi özele gitmesine tahammülümüz yoktur. Ben ömrüm boyunca orman alanı olup da yakıldıktan sonra bina yapılan yer görmedim. (Güvercinlik anımsatıldığında) Yanan alan ormana bitişik ve zamanla ormana dönüşmüş özel mülkiyet alanları onlar!
Dinleyiciler yok edilen Kuzey ormanlarını anımsatılınca, Ada Orman Şefi: Orman yönetmeliğinin 18. ve 19. maddeleri ormanın özele ve kamu kullanımına nasıl verilebileceğini düzenliyor.
 7) Hakkı Ertürk: Başka bir ağaç cinsiyle yenileştirme yapmak zorunda mısınız? Niye tür değiştiriyorsunuz? 1800’lü yılların ilk yarısından itibaren kızılçam ve karaçam var ve çam adaları olarak geçiyor kaynaklarda.
Kanlıca Orman Kurma Şube Müdürü: Yanlış anlamayın, çeşitliliği artıralım. Kızılçamın 60 yıl ömrü var. Ama fıstık çamınınki 120 yıl Bu kadar kısa sürede bakımını yapamıyoruz. Kese böceği kızılçama daha çok musallat oluyor.
8) Nermin Çeliktemel: Dört Adada yerinde görerek iş yapalım. Ormanla ilgilenen çeşitli kuruluşların çeşitli niyetleri var.
Kanlıca Orman Kurma Şube Müdürü: Bizim gözümüzden kaçsa bile Koruma Kurulunun gözünden kaçmaz. Gelir gelmez Şefe ”Tapunuz var mı?”diye sordum. ”Var” dedi.
9) Bir dinleyici: Sizin göreviniz hayvanları da kapsıyor mu? 500-1000 sülün sözü verilmişti Adalar’a.
Ada Orman Şefi: Evet ben de sülün ve tavuskuşu istiyorum.
 Ömer Süvari: Olan türleri koruyalım bu yeterli. Büyükada’ya getirilen sülünler adanın çöplüğünden besleniyorlar. Bugün Adalarda 80’i aşkın  kuş türü var. Adalıların sülün ve tavuskuşu istediğini söylüyorsunuz. Kim istiyor bilmek istiyoruz? Orman alanlarının ihaleyle piknik / mesire alanı olarak verildiğini biliyoruz, işletmeciler mi istiyor? Bu tür uygulamalar orman kullanım imkanımızı sınırlıyor. Artık Adalarda orman kıyısından denize girecek yer bulamıyor ada halkı.. Mesire alanı uygulamasının ve kıyıları ticarileştirilmesinin son bulmasını istiyoruz

Ada Orman Şefi: Bizimle ilgisi yok, müdürlüğe dilekçe verin.

Hakkı Ertürk: Heybeliada’da balıkçıl yetişme alanı ve tel örgüleri berbat
halde.
Ada Orman Şefi: Ferforje gerekiyor.

10) Derya Tolgay: Orman yolları kaynaklarda toprak yol diye geçiyor ama bu günlerde asfalt dökülüyor. Benim bildiğim asfalt yanıcı bir maddedir. Asfalt yasal mıdır?

Ada Orman Şefi: Asfalt yanıcı değil, yasadışı değil. Ada’ya gelenlerin kullandığı yolların çoğu orman yolu. İBB tarafından daha rahat hale getiriliyor. Başka yerlerde stabilizedir.

Adaların eski Orman Şefi: Tüm Adalar ilçesinin sorumluluğu belediyede. Kadastral yol diye geçiyor.

Ada Orman Şefi: Vatandaşlardan talep geliyor. Toprak yollara asfalt döktürmüyorum. Ama Dilburnu proje kapsamında.

11) Heybeliada muhtarı Hüseyin Yay: Ada ormanlarında kesinlikle temizlik yapılmıyor. Her yıl  mesire alanı uygulamasından sadece Heybeliada’da 600 bin lira kazanıyor orman şefliği. Biz bu kazançların yine ormanlara, ormanların temizliğine harcanmasını istiyoruz.

Ada orman şefi: Daha geçen hafta öğrencilerle temizlik yaptık, Orman Genel Müdürlüğüne talebinizi iletin.
XXX
Adalar Savunması Adalar Ekolojik Envanter Grubu Tartışmaları
Cemil Gezgin
” Merhaba,
Öncelikle yazdıklarımın bir doğa ve kuş gözlemcisi gözünden olduğunu, uzun yıllara dayanan bir merak sonucunda edinilen tecrübeye dayanarak yorumlandığını ve akademik bir geçmişim olmadığını belirtmek isterim. Konularıyla ilgili yorumlarımdan Ormancı uzmanlarımız beni bağışlasınlar, isterlerse ve varsa karşı görüşlerini belirtsinler lütfen.
Adalarda fıstık çamı ya da başka bir tür ağaç dikmek için mevcut ağaçların kesilmesine kesinlikle gerek yoktur hatta bu çok yanlış olacaktır. Ormancıların gençleştirme dedikleri ulu ağaçları kesip yerine 10cm. lik fidanlar dikmektir. Bu fidanlar en az yirmi yıl sonra ancak genç ağaç olacaklardır. Gençleştirme dedikleri tıraşlama kesim esnasında bütün orman altı bitkileri de kesilecektir. Ağaç kadar bu orman altı bitkilerinin (ki Adalarda bu maki örtüsüdür) ekosistem dediğimiz bütüncül yaşama katkıları vardır. Kelebeğinden, kuşuna, sürüngenine ve tüm canlısına ağaç kadar bu çalı ve ağaç altı bitkileri yaşam vermektedir.Adalar genelinde yaygın olan Kızılçam Marmara bölgesinde doğal olarak da yetişen en yaygın çam türümüzdür. Bu türün Adalarda kendiliğinden tohumdan fidanlandığını görüyoruz. Yani yaşlanıp veya hastalanıp kuruyan ağaçlar yerine genç fidanlar gelecektir diye düşünebiliriz. Kaldı ki yerine yeni bir ağaç gelmeyen eksilmelerde maki örtüsü bu görevi görecektir. Yine de ağaç istiyorsak belki o aşamada ormancı dostlarımız yeni fidan dikeceklerdir. Ancak bu yenilenme onların yapmak istediği gibi bir anda değil doğanın kendi yenilemesiyle uzun yıllar içinde yavaşça olacaktır. Doğal olan da budur.

Kızılçam için çam kese böceği en büyük derttir. Ancak bununla birçok mücadele yöntemi vardır. Bu konuda yeterli mücadele verilmiş midir ki çamları keselim yerine bu böceğin gelmeyeceği ağaç dikelim deniyor. Bu görüşün dikkate alınır bir tarafı yoktur.

Yeri gelmişken kızılçam ağaçlarının bir yan olumlu ürünü olan çam balından bahsetmek gerekir. Adalarda çam balı alımı için gerekli olan bir böcek türü, çam pamuklu biti vardır. Bildiğim kadarıyla arı
bakanlar da var. Yaygınlığını bilmiyorum ama çam balı arıcılığı için kızılçam en uygun ağaç türüdür. Arıcılık yaygınlaştırılabilir.

Adalarda orman varlığı bakımından en önemli konu kanımca insan baskısının önlenmesidir. Bu baskı en ölümcül yüzünü yangın olarak göstermektedir. Ormanların kesinlikle çok daha sert ve koruma
öncelikli yönetilmesi gerekmektedir. Kuş gözlemi için gezdiğim zamanlarda birçok defa orman içinde ateş yakıldığını gördüm. Denetimlerin sıklaştırılması gerekirse belediyeden bu konuda destek alınması sağlanmalıdır. Orman yangınlarını önleme ve zararı azaltmada fıstık çamı dikiminden daha etkili tedbirler mutlaka vardır. Bunlardan biri yol kenarlarına yangına dayanıklı servi ağacı dikimidir.

Orman ekosistemi(ağaç ve ağaç altı) sadece yangın ile değil fazla patika açılıp yürüme yoluyla da zarar görecektir. Orman içi yollarının az sayıda ve orman sakinlerine yaşam alanı tanıyan oranda olması
gerekir. Bu durum bitki köklerine baskıyı azaltacak, genç fidanların büyümesini kolaylaştıracak ve bizim orada olduğunun dahi farkında olmadığımız  kuş, yılan, böcek ve belki memelinin özgürlüğünü
koruyacaktır.

Asfalt yolun mümkünse hiç yapılmaması, gerekliyse en dar ve kısa özellikte olması gerekir. Asfalt ağaç köklerinin hava ve su almasını engelleyerek zayıflamasına neden olacaktır. Her yeni açılan yol yüzlerce ağacın, besin damarları olan köklerini budayacak ve belki de ölmesine neden olacaktır.

Yabani zeytin ve menengiçlere aşı yapmak da nasıl bir ormancı ve yaban hayat yönetimi oluyor anlayamadım. Adı üzerinde bu bitkiler yaban yani doğal. Siz aşı yaparak burayı bir meyve bahçesine mi çevireceksiniz ? Menengiç dediğiniz bitki bütün kuşların baş besinlerindendir. Yabani zeytin de öyle. Bunları aşılayıp antep fıstığı ve insanların toplamak için yarıştığı zeytinlere mi çevireceksiniz ?
Bu öneriyi tam bir zırva olarak gördüğümü söylemeliyim.

Toplantıda ormancı arkadaşlarımız çeşitliliği artırmaktan bahsetmişler. Bunun yolu yabanileri aşılamak ve tutmuş bir tür yerine başka bir türü önermek değil doğayı her türlü korumaktır. Zaten yeterince çeşitlilik mevcuttur. Örnek olarak Akdeniz maki bitkilerinden sakız ağacı(Pistacia lentiscus) ve mersin(Myrtus communis) türünü Marmara bölgesinde sadece Adalar’da gördüğümü söylemeliyim. Tabii bu sadece burada var oldukları anlamına gelmese de nadir habitatlardan olduğunu bize gösterir. Adalar belli ki daha birçok bitki için son sığındıkları alanlardandır. Çeşitlilik artırmak gibi içi boş öneriler yerine var olan türleri doğru tespit edip koruyalım.

Adaların kuşlar açısından önemi göç yolları üzerinde bulunmasıdır. Leylek ve yırtıcı kuşlar gibi gece tünemek için doğal alan arayan türler için adalar çok uygun durumdadır. Bu türler dışında asıl önemli
konu ötücü kuşlar gibi beslenme amaçlı adalar doğasını kullanan türlerdir. Doğal Adalar bitki ve ekosistemi bu kuşlar için yaşamsal önemdedir. Sonbahar ve ilkbaharda yüzbinlerce kuş Adalarda
konaklamakta, dinlenmekte ve beslenip yollarına devam etmektedir. Ağaçların kesilmesi, çalıların yok edilmesi, ormanın azalması kuşlar için ölümcüldür. Adaların yerli kuşları için de orman aynı önemdedir.

Özetle Adalarda insan baskısı azaltılıp, yangın koruma tedbirleri artırılmalıdır. Orman ekosistemi için ise gölge etme başka ihsan istemez anlamında müdahale edilmeden koruma sağlanmalıdır.

Sevgiler.
Cemil Gezgin”

Eser Öncel – Burgazada 

Merhabalar,

İ.Ü. Orman Fakültesinde silvikültür (ağaç yetiştiriciliği) bölümünde yüksek lisans yapıyorum ama lisansım iktisat, ilgim doğa, yürüyor bir şekilde,
Kızılçamlar, Türkiye ormanları içinde nerdeyse 6 milyon hektar kapladığı ormanlık alan ile 1. sırada bir ağaç türü, ogm nin sayfasına da bakabilirsiniz. Bu durumda tüm Türkiye ormanlarının nerdeyse 1/5 ini kaplayan bir alanı traşlayalım mı ? Yaşlı doğal ormanlar mutlaka korunması gereken alanlar. Kızılçamın işetme ömrü 60 yıl olarak belirlenmiş olabilir ama doğal ömrü 300 yıla kadar gider ve bu ikisi birbiriyle ilgili değil. Özellikle son yıllarda bu tür radikal kararlara çok temkinli bakmalı. ‘ Kent ormanı ‘ diye halka hizmet adı altında eski doğal ormanları asfaltlayıp, içine mangal üniteleri, kafeler, parklar yerleştirip, farklı ağaçlar dikip pazarlıyorlar. Çekmeköy de, Beykoz da Elmalı Kent Ormanı, Alibey su havzasında Avrupa yakası uluslararası kent ormanı için binlerce ağacı kestiler ve insan baskısı daha da artacak. Ormanda rahat ateş yakılabilsin, sıçrarsa rahat söndürülebilsin diye mi bunlar? Ateş ormana kesinlikle girmemeli. Bu bir kültür değil. Avrupa daki Türkler böyle bir uygulama yapamıyor. Artık şehirler arası otobüslerde sigara içilmiyor örneğin, kim inanırdı o yıllarda bu saygısız davranışın sonlanacağına.
Burgazada daki yangından sonra Tr nin en başarılı yeniden ağaçlandırması yapıldı dendi. % 85 dikilen fidanlar tutmuş. Ama en kuvvetli bireyler, topraktaki tohum rezervinden gelen kızılçam gençliği oldu, gidip görebilirsiniz. Fidanlıklarda kızılçam pek yetiştirilmediği, dökülen tohumlardan gençlik geldiği için o zmn fidanlıklarda ne buldularsa 17 farklı türü alelacele dikmişlerdi, çünkü halkda alanın inşaata açılacağı endişesi vardı. Kızılçam ormanında yangın hızlı yayılabilir ama yangın topraktaki tohum rezervine zarar vermez.
Asfaltın ormanda işi yok. Kaldı ki adalarda araç trafiği de yok. Ormanlar elektrikli bisikletler rahat gezinsin diye var değiller. Dünyada genel uygulama; orman içi yollarının, yağmur suyunun taban suyuna karışabileceği, drenajın göllenme, yolu bozacak dereler olmadan gerçekleşebildiği stabilize yollar olarak yapılması. Asfalt, petrol bazlı fosil yakıtlar kullanılarak yapılan bir madde, yüzlerce yıl orman içinde kalır, ormanın kendini yenilemesine engel olur.
Ölü ağaçlar bir çok orman canlısının yuvası. Yeni ormancılık anlayışında ölü ağaçlar ormandan çıkarılmıyor, devrildiği yerde çürümeye bırakılıyor.
Ormanlar böceklerin yuvası ve entomoloji bilimi de onları incelemek için var ve her bir böceğin yırtıcısı da mevcut. Sürekli doğaya müdahale edip yırtıcıları azalttığımız için bazı böceklerin popülasyonu artıyor. Artsın, doğa dengeye gelir, bize müdahale düşmez. Biyolojik yolla mücadele etkin yapılmalı, fakültede final sorumuz; çam kese böceğiyle biyolojik mücadele idi. Çam kese böceği tüm Tr de çam ormanlarının sorunu…
Fıstık çamına da dadanan bir tohum zararlısı var (Leptoglossus ) ve Ege Orman Bölge yıllardır mücadele ediyor, neden çam fıstığı bu kadar pahalı ? Halbuki Bergama Kozak da ciddi bir üretim sahası var. Burgazada da da 2 yıl önce fotoğraflayıp belediyeye bildirmiştim, okuldaki entomoloji hocam benzediğini söylemişti. Yani fıstık çamının da zararlısı var ve adada da mevcut.
Ormanlar tarım arazisi değil, orman ağaçları belli, yabani ağaçlar en dayanıklı türler ve mutlaka alanda tutulmalılar. Delice zeytin bir ilaç, zeytinyağının kilosu 200 TL. Ormanlık alanlardaki yabani ağaçlar aşılanmamalı. Fıstık çamları tarım arazilerine, yeni yapılacak ormanlık alanlara dikilebilir. Tr de sadece 90.000 hektarda fıstık çamı ormanı var. Fıstık çamı ışık isteği çok yüksek bir ağaç türü, o yüzden tepesi şemsiye gibi, ilk yıllarda bakımları mutlaka yapılmalı, bakımdan kaçmaya çalışmak için tür değiştirmek saçmalık, tembelliği seviyoruz diye doğal ormanların dengesiyle oynayamayız.
Bir ayağımız Burgazada olsa da son bir yıldır Eskişehir de yaşıyoruz ve salı günü İst a geliyorum. Eski orman işletme şefi Yüksel Özcan ın telini bulup konuşamadım, onunla defalarca adalarda ağaç dikmiş, tohum atmıştık. Çrşmba adalar orman işletmesine gidip konuşup burda paylaşırım. Amenajman planlarında bir değişiklik mi var da tür değişikliği öneriliyor? Gençleştirme çlşmalarına karşı değilim, bakımsız çok yaşlı ormanlar mesela kuvvetli bir fırtınada çökebilir ve memleketimizde inşaata açılmaya çalışılabilir. 2B dedikleri bürokratların uydurduğu bir terim, orman vasfını kaybetmiş arazi yoktur. Orman, araziyi rahat bırakırsak geri gelir. Tohumların çimlenebileceği, gençliğin gelebileceği, ağaçların kuvvetli tepe tacı yapabileceği ortamlar plana uygun sağlanmalı. Fakat bunlar için doğal gençleştirme yöntemleri uygulanır ama tür değişikliği yapay gençleştirme gerektirir ve yapay gençleştirme gerekçelerinin onaylanmış olması gerekir ki kızılçam da doğal çimlenme oranı çok yüksek olduğu için uygulanmaz.
Her şey bir yana, yaşlı doğal ormanlar mutlaka korunmalı. onlar ortama uyum sağladıkları için varola gelmiş, nefes kaynaklarımız ve sayısız canlının yuvaları.
Eser Öncel – Burgazada

About 9ada1deniz

Check Also

Sivriada

Sivriada planlarına itiraz!

Hükümet ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,  Yassıada’da yaşanan kent ve doğa katliamından sonra, Sivriada için ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir