Home / 9ada1deniz / Fazla turist kenti ve doğayı öldürüyor mu?
turizm_oldurur-1024x682

Fazla turist kenti ve doğayı öldürüyor mu?

 İsmail Kılınç *

1990-2015 yılları arası turist sayısı yüzde 173 artar. 2015 yılında uluslararası turist yani en az bir sınır geçip geceleyen kişi sayısı 1,3 milyardır. 2017 yılında ise artış yüzde 7’dir

Dünya zenginliğinde turizmin payı yüzde 10. İki milyar kişiyi ilgilendiriyor. Ancak turizm çok hassas bir sektör. Terörizm, doğal felaketler, siyasi, toplumsal, hava durumu, fiyat düzeyi, az gelişmişlik gibi olgulardan hemen ve önemli şekilde etkilenen bir sektör. Bir de bunlara bugün giderek daha çok rastladığımız küresel ısınma ve sonuçlarını ekleyin. Yani turizmin sağı solu belli olmaz. Bir yıldan diğerine azalabilir ve artabilir de.

XVIII. yüzyılda doğan turizm ilk adımlarını kişisel deneyimler amacıyla atmıştır: Geziye çıkma, dünyayı ve kendini tanıma. XIX. yüzyılda ise başka diyarda kendi kurallarına uygun yaşamı denemek için yola çıkılır. Ücretli izinle artık tatilde olmak yetmez tatile gidilir. Orta sınıf turizme katılır. Ucuz uçak biletleri ve havayolları devreye girer. XXI. yüzyıl ise daha çok kitlesel turizm ağırlıklıdır ve eğlence amaçlıdır. İnternetten ev, araba kiralanır. Ucuz bilet bulunmaya çalışılır. Yükselmekte olan ülkeler (BRICS gibi) daha çok turizme katılır.

Louvre müzesine gidenlerin yüzde 50’si sadece Mona Lisa’yı görmek için giderler ve koridorlarda koşuşurlar. Pazarlama turizmi ön düzlemdedir. Kopenhag’da “Küçük Siren”, Brüksel’de “Mannekin Pis” heykeli için koşuşturma başlar. Buraya geldim ve işte kanıtı diye fotoğraf çekilir ve kanıtlanır.

Kentler ve tarihi yerler süpermarket olur.

Sürdürülebilir turizm kavramı ortaya çıkar; yani tarihi, turistik yerlere ve burada yaşayanlara saygı gösteren. Turistten çok gezginden söz eder; arkasında iz bırakmayan.

1990-2015 yılları arası turist sayısı yüzde 173 artar. 2015 yılında uluslararası turist yani en az bir sınır geçip geceleyen kişi sayısı 1,3 milyardır. 2017 yılında ise artış yüzde 7’dir.

2015 yılında kıtalara gelen turist sayısı ve turizm geliri şöyledir:

Kıtalar K.-G. Amerika Avrupa Afrika Ortadoğu Asya-Pasifik
Gelen toplam turist sayısı 191 milyon 608 milyon 53 milyon 53 milyon 279 milyon
Payı (%) 16 51 4 4 24
Turizm gelişi ($) 277 milyar 448 milyar 33 milyar 55 milyar 429 milyar
Toplamda payı (%) 23 36 3 4 34

Pastadan en büyük payı Avrupa kıtası alırken en küçük pay Afrika’ya aittir.

Turizme en çok para harcayan ülkeler ise sırasıyla Çin (160 milyar), ABD (119 milyar) ve Almanya’dır (90 milyar).

En çok turist çeken ülkeler ise sırasıyla Fransa (84 milyon), ABD (75 milyon) ve İspanya’dır (65 milyon).

Ancak son zamanlarda kimi ülke ve kentlerde turizmden daha doğrusu turist sayısının fazla olmasından dolayı sıkıntılar ortaya çıkmış, itirazlar yükselmiş ve gösteriler düzenlenmeye başlamıştır.

Turizmde “aşırı doz”dan söz ediliyor artık. Fazla turist kentin ölümüne mi neden oluyor?

Fazla turist fazla sıkıntı

Öfkeli insanlar, tahrip olan doğa, artan fiyatlar…

Avrupa’da ve özellikle İspanya, İtalya, Portekiz, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerde ve bu ülkelerin tanınmış SİT alanları ve kentlerinde turizm ya da turist karşıtı eylemler artmakta. Birkaç örnek verelim ve sonra da turistlerin neden istenmediği konusuna değinelim.

İspanya’nın Barselona kentine gelen turist sayısı 2015 yılında 29 milyon. Turistlerin geldiği otobüslerin lastikleri patlatılır. Turist sayısını sınırlama girişimi ilk kez bu kentte başlar.

Dubrovnik kentine girişte bilet kesilir ve turistlere kenti gezmeleri için 2-3 saat izin verilir.

Venedik’te oturanlar kaçmaktadır. Her yıl 100 kişi kenti terk etmekte. 40 yıl önce 100 bin olan nüfus şimdi 55 bin. Nedeni, çok turist. Dükkân sayısı artar ve denetleme getirilir. Kebap ve fastfood yasaklanır.

İspanya’nın Mayork adasında “Turist evine git” afişleri asılır. İbiza adasında ada sakinleri yazın kaçar.

Paris’te 2012’de 4 bin kiralık ev varken (Airbnb yoluyla) bugün bu sayı 50 bine ulaşmıştır. Apartman turistle kaynar ve sıkıntı yaratır. Berlin’de “turisten anzünden” yüzünden 24 bin apartman birden kiralık olur.

Galapagos adalarına ilk gemi 1968 yılında 5 bin kişiyle gelir. Şimdi yılda 205 bin kişi ziyaret etmektedir. Ada doğasının çektiği sıkıntı “bu kadar turist fazla” dedirtir.

Everest dağına her yıl 600 kişi tırmanır. Nepal’de Lukla havalimanına her gün 79 uçak ve 35 bin turist gelir. Everest’te her yıl 17 ton çöp birikir. Benzer durum Mont Blanc tepesi için de geçerlidir ve çevreye verilen zarar nedeniyle zirveye çıkan sayısı sınırlanmak istenmektedir.

Vietnam’ın Halong koyunda her gün yüzlerce gemi turistleri dolaştırır. Tonlarca çöp kıyılarda toplanmayı bekler. Deniz kirlenir, deniz yaşamı etkilenir.

Hırvatistan Adriyatik’te 700 kadar adaya sahip ancak adaların sadece 50’sinde insanlar oturuyor. Yazın adalar turistle dolup taşıyor ve oturanlar şikayetçi. Çünkü tam pansiyon kaldıkları için adada beş kuruş harcamıyorlar ve üzüm bağlarının ve adaların yüksek kesimlerinin yerinde şimdi turistler için otel, pansiyonlar var. Adaların doğası mahvoluyor kitle turizmiyle.

Kimi ülkelerde seks turizmi artar ve küçük kızlar pazarlanır. Seks turizmi Asya (Tayland, Laos, Kamboçya), Letonya, Hollanda’da gelişmiştir ve dünyada 12,3 milyon fahişe olup bunun yüzde 40’ı ergen değildir. Turizm seks olunca bakılacak tek yer o organdır.

Küresel ısınma nedeniyle kuzey kutbuna düzenlenen gemi turları artmaktadır ve insanlar kutup ayısının fotoğrafını çekmek için fotoğraf makineleriyle buzullar üzerinde dolaşmaktadırlar.

Daha örnek vermek mümkün. Ne gibi sonuçlar yarattığına bakalım.

Fazla turistin/turizmin sonuçları

Neden turist istenmiyor?

Daha doğrusu fazla turist istenmiyor. Fazlası da fazla deniyor.

Sonuçları üç bölümde ele almak mümkün:

  • İktisadi sonuçlar
  • Çevresel sonuçlar
  • Kültürel sonuçlar

İktisadi sorunların başında fazla turist akımı nedeniyle fiyatlarda görülen artış gelmektedir. Fiyat artışı yiyecek-içecek, eğlence, hotel, ulaşım, kira alanlarında ortaya çıkar. Kiraların artması ve fiyat artışıyla kentte oturan insanlar kentten ayrılır ya da ev ya da apartmanları otele dönüştürülmek ya da internet yoluyla kiralanmak amacıyla ele geçirilmeye çalışılır ki bu da çoğu zaman baskı yoluyla olur. Dükkân-mağazaların kiraları etkilenir. Daha fazla dükkân açılmaya çalışılır. Bu nedenle kimi yerel yönetimler sayıyı sınırlama politikası gütmeye çalışırlar. Ancak yerel yönetim turizm nedeniyle gelir kazanacağından kimi sınırlamalara olumlu bakmaz. Turizmin gelişmesi kent gelirini artırdığı gibi tarihi eserlerin korumasını da sağlayabilir.

Turist sayısının artması çevreye önemli zararlar verir. Koylar gemiler ve yatlarla dolar. Mercan adaları, deniz altı yaşam, biyo-çeşitlilik etkilenir. Otobüsler, arabalar kent merkezini doldurur. Önemli hava kirliliği yaratırlar. Burada da kent merkezine giriş için önlemler alınır. Sınırlama ya da ücretli giriş gibi. Yollar, sokaklar, koylar, kumsallar çöplerle dolar. Duvarlara yazı yazılır, tarihi eserler bu tür yazılarla tahrip edilir. “Ben buradaydım” denilir. Ormanlar piknik alanı olur, yakılır, otellere açılır.

Geleneksel kültürü tanıtacağız diye gerçeği yansıtmayan oyunlar oynanır, tarih para kazanma uğruna çarpıtılır. Köyler müzeleşir, yaşam değişir. Kültür yozlaşır, gerçekten uzaklaşılır. Turist sayısı fazla olunca önemli olan bunları eğlendirmek ve para kazanmaktır. Yerel tarih, kültür turisti ilgilendirmez ve kent sakinleri de buna önem vermez. Turist sayısı yani kalabalık arttıkça sahte eserler piyasaya sürülür, dolandırıcılık artar.

Kuşkusuz turizm sektörü bir ülke için önemli bir gelir kaynağıdır ve ülkenin tanıtılması her açıdan katkı sağlar. Ancak bu konuda dikkatli olmak gerekir ve turist sayısının artmasıyla ortaya çıkacak sorunlara kısa, orta ve uzun vadede çözüm bulmak hem ülke hem de turizmden gelir sağlayan insanlar için önemlidir. Bu alanda da özellikle yerel yönetim düzeyinde turizm kooperatifleri kurulması olumlu katkı sağlayabilir.

 

* Yayımlayan: sendika.org http://sendika63.org/2018/12/fazla-turist-kenti-ve-dogayi-olduruyor-mu-ismail-kilinc-524520/

 

Bir-iki kitap:

Marin de Viry: Tous touristes, Cafe Voltaire, Flammarion, 2010.

Rodolphe Christin: Manuel de l’antitourisme, edi.ecosociales.2017.

Kaynaklar:

le Monde diplomatique, Eylül 2018

franceculture.fr; la-croix.com; education.francetv.fr; lemonde.fr; marianne.net; rfi.fr visasansdetour.com; rts.ch; lefigaro.fr; reporterre.net

About 9ada1deniz

Check Also

03_buyukada_at_mezarligi_03

Hayvan Hakları: 10 Soruda Faytonlar, Atlar, Adalar…

Hayvan Hakları: 10 Soruda Faytonlar, Atlar, Adalar… Ömer Süvari   1 – Hayvan hakları savunucuları ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir